Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan zamazing.org'da: "Kirli suyu arıtan bisiklet, Aquaduct!"



Etiket:

film hakkındaki yazılar:

\

Galactica new series'in Teğmen Duallası (Dee), Türk hayran sitesi Galactica Türk için bir röportaj vermiş, Michael Trucco'dan sonra Teğmen Dee'de buradaki hayranlarına selam yolluyor.
\
Spacer
  • skywalker
  • 0 yorum var
  • 09 Eylül 2008 15:04


\

aslında haberini girmek istediğim konu şuydu, serenity maceralarına online olarak devam ediyor, çizgi romanı takip etmek için, Dark Horse Presents Myspace e tıklayabilirsiniz. yalnız serenity ile ilgili yazı göremeyince, konuyla ilgili bir kaç paragraf ta olsa yazmak gereği hissettim, zira bilimkurgu konusunda önemli bir yerdedir aslında serenity gemisi.

Firefly dizisi, Joss Whedon tarafından yaratılan bir dizi, Joss Whedon aynı zamanda Buffy the vampire slayer ve Angel dizilerininde yaratıcısı. Dizi western motiflerinin, 2517 yılında, insanlık yeni bir güneş sistemine ulaştıktan hemen sonra, serenity isminde bir geminin mürettebatının başından geçenleri anlatmakta.

Spacer

\
Lang'ın, Metropolisi yönetirken film setinden fotoğraflar...

devamı için

Spacer

\

Star Trek filminin yeni posterleri çıktı. Oyuncu kadrosunun son haline de buradan ulaşabilirsiniz.
Spacer
  • shane
  • 0 yorum var
  • 28 Temmuz 2008 16:21

\
doomsday bana göre bu sene vizyona giren en iyi bilimkurgu filmlerinden, - bizde vizyona girmeyecek bulabildiğim kadarıyla.

ingiliz yapımı bilimkurgu filminin senaryosunu ve yönetmenliğini, neil marshall üstlenmiş, kendisini daha önce dog soldiers, the descent filmlerinden tanıyoruz.

kısaca filmin konusuna gelirsek, 2008 yılında iskoçyaya reaper adında ölümcül bir virüs yayılır, ingiliz hükümeti önce karantina uygulayıp, daha sonrada olduğu gibi duvarlarla çevirir iskoçyayı, ve içerideki insanları kaderlerine terk eder. tam duvarın kapatılması esnasında, bir kadın eden adındaki küçük kızını askerlere vermeyi ve karantina bölgesinden çıkartmayı başarır, aradan 30 yıl geçer - wikipedia'da nedense 25 yazıyor-, eden ismindeki başkahramanımız, büyümüş, güvenlik güçleri arasında binbaşı (major) rütbesine yükselmiştir.

Spacer

\
Ridley Scott, Alien ve Blade Runner gibi iki önemli bilim kurgu yapımını sinemaya kazandırmış bir yönetmen. Şimdi bir diğerine hazırlanıyormuş. "20 senedir beklediğim bir kitabı nihayet aldım. Filmin senaryosu yazılmaya başlamak üzere. Hangi kitap olduğunu söylemeyeceğim," diyen Scott'un sözleri, akıllara Aldous Huxley'in Brave New World (Cesur Yeni Dünya)'ünü getirmiş. Filmde Leonardo DiCaprio başrolde yer alabilirmiş (filmin hakları DiCaprio'da imiş ve aktörün babası Huxley'in eşi ile arkadaşmış). Gerçi IMDb'de filmin 2011'de vizyona gireceği bilgisinden başka bir şey yazmıyor ama dedikodular bu yönde.
Spacer
  • shane
  • 2 yorum var
  • 10 Haziran 2008 09:43

Yapay Zeka
Yapay Zeka
Bir robot... Daha doğrusu zekalı bir alet... Daha, daha doğrusu yapay zekaya sahip, insanın gerçeğinden ayırt edemeyeceği bir robot... Zaman 21. yüzyılın sonları, buzullar erimeye başlamış ve dünyayı bir telaş sarmıştır. Dünya telaş içerisindeyken de teknoloji ilerlemiş, insan yaşantıları kolaylaşmıştır. Bilim ilerledikçe değişen dünyada, farklı olaylarda yaşanmaya başlanmıştır. Örneğin; sevgiye programlanmış ilk çocuk robot David gibi... David test olarak denenebilmesi için bir aileleye denek olarak gönderilir. Bu ailenin oğulu, şiddetli rahatsızlığı olan ve iyileşmesi zor görünen bir hastadır. David'ın tam manasıyla çalışabilmesi için evin annesinin gerekli cümleleri okuması gerekir, aile zorda olsa o cümleleri okur ve dünyayı garip olaylar bekler...
\

Spacer
  • toz66
  • 9 yorum var
  • 04 Haziran 2008 10:05
  • devamı

\
aynı adlı ve konulu oyundan beyaz perdeye aktarılmış olan DOOM, mars'da geçen filmler içinde belkide en vahşi olanıdır. ışınlanma,canavarlar,mars,genetik,arkeoloji vurdu kırdı kan revan ne ararsanız bulabileceğiniz filmin yönetmeni Andrzej Bartkowiak. konusu kısaca şöyle; insanlık mars'a yerleşmekle kalmamış orada enteresan araştırmalar da yapmıştır ancak işler ( elbette ) beklenmedik bir şekilde karışır ve bir felaket olur... bu felaketin sonunda mars'daki personelin bir kısmı zombi vari yaratıklara dönüşür... dünya'dan acilen bir ekip yola çıkar ( ışınlanırlar ) vardıklarında üs'de arkeolojik ve genetik çalışmalar yapıldığını ve elde edilen bulgular sayesinde süper asker geliştirmeye çabalandığı ancak bunun bir felaketle sonuçlandığı görülür... konusu kısaca böyle olan film içinde barındırdığı vahşet kan revan ve çeşitli efektlere rağmen iyilik ve kötülük olgularına farklı bir yönden yaklaşarak için de felsefe kırıntıları barındırdığını belli ediyor... şeytan'a ve şeytanlığa daha bilimsel yaklaşan film, içimizdeki kötülüğün kaynağını ve boyutlarını sorguluyor... iyi ile kötünün kıyasıya mücadelesi mars'da da son bulmuyor elbette...
\

baş rollerini Dwayne Johnson, Karl Urban ve Rosamund Pike'ın paylaştıkları korku ve bilim-kurgu türünde ki filmi tavsiye ederim, şahsen video/PC oyunları oynamayı pek sevmem ancak meraklıları için ayrı bir önemi olsa gerek bu filmin ;)
Spacer
  • emsvizyon
  • 4 yorum var
  • 28 Mayıs 2008 02:28

  • AntiHumanIST
  • 1 yorum var
  • 23 Mayıs 2008 14:24

\
uzay'da geçen bilim kurgu filmleri ilgimi daha bir çeker, özellikle içinde mars varsa daha bir farklı olur benim için, hele robotlu felansa izlemede yanında yat :) işte 2000 yapımı kızıl gezegen ( red planet ) böyle bir film, aşk, ihtiras, çevrecilik, robot, mars, vurdu kırdı ne ararsan!..
yönetmenliğini Antony Hoffman'ın yaptığı filmin başrol oyuncuları da kuvvetli; Val Kilmer, Carrie-Anne Moss, Tom Sizemore... konusu da fena değil hani, günümüz de oldukça alevlenen çevrecilik hareketlerine bir gönderme ile başlıyor... nefes alması imkansız hale gelmiş dünya'da çözüm maalesef insanları başka bir gezegene yani dünyalaştırma işlemi başlatılmış mars'a( "mars neresiydi yaa" diyebilen olursa diye link) taşımaktır... eğer bu olmazsa yüzyıl içinde tüm insanlık yok olacaktır ( aman ne fecii ) ancak bir sorun belirir, mars'da beklenilen olmaz ve oluşmaya başlayan yaşam koşulları inanılmaz bir şekilde birden bire yok olur... atmosferde oluşturdukları oksijen yok olmuş gibi görülmektedir... bu dünyalaştırma işlemi o ana kadar insansız yürütülmüştü, ancak şimdi bir ekibin oraya varıp bir "kolaçan" etmesi gereği doğmuş görülmektedir... bölece ilk defa mars'a insan ayağı değecektir.. ekibe amee isimli (dehşetengiz) bir askeri robot eşlik etmektedir... ancak iniş sırasında problemler yaşanır ve film orada başlar ;)
amee
amee

esasında güzel bir hikayeye sahip film, pek parlayamadı, beklenen ilgiyi göremedi diye düşünüyorum... nedenini muhtemelen filmin anlatış tarzındaki ( bana göre ) kütüklüğe bağlıyorum! bodoslama bir anlatımı var, yani başladığı gibi bitiyor. hani öyle bölük pörçük bu da nerden çıktı şimdi vs dedirtmiyor, kurgu güzel ancak hani düm düz bir tünelden koşarak geçermişcesine hikayeyi yutuyorsunuz... esasında eğlenceli bir film, efektleri de oldukça iyi hatta çok iyi. bu kadar eleştirmeme rağmen, beğeniyorum da bu filmi ;) eğer izlemeyen varsa, güzel bir eğlencelik ve hatta akıl fikirlik...

Spacer
  • emsvizyon
  • 6 yorum var
  • 22 Mayıs 2008 19:07

1 2 3 ... 13 Sonraki

etiket menüsü

Bu Site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

coktutulan

RSS & Pillikutu