Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan hafif.org'da: "Edvard Munch: Hayata Atılmış Bir Çığlık"

Etiket:

gerçeklik hakkındaki yazılar:

\

Bir bilim kurgu klasiği olan Solaris, düş gücünün de ötesinde, hafızamızda yer alanların gerçeğe dönüştüğü ilginç bir deneyim yolculuğuna çıkartıyor bizi. Solaris denen okyanus gezegeninin yörüngesindeki uzay istasyonuna yapılan yolculuk, bu deneyimin başlangıcı oluyor. Yaşam, ölüm, gerçeklik, ölümsüzlük gibi birçok kavramı da beraberinde sorgulamaya iten konusuyla, aşkı, romantizmi, vicdani değerleri ve pişmanlığı beraberinde harmanlayan Solaris, bir felsefik bilimkurgu başyapıtı.

İlk olarak 1961 yılında Stanislaw Lem tarafından kaleme alınan romanında, Solaris gezegenine yapılan uzay seyahati ve bu gezegenin

\
okyanusu üstünde geçirilen sürenin, insan beyninin derinliklerine ulaşan analizin bir yansıması olarak nitelendiriliyor. Daha sonra The Mirror (Zerkalo), Stalker gibi filmlerin yönetmeni Andrei Tarkovsky imzalı 1972 yılı Rus yapımı Solaris (Solyaris) ile beyaz perdeye aktarılan roman son olarak yönetmenliğini Steven Soderbergh’ in üstlendiği, başrollerini George Clooney ve Natascha McElhone’ un paylaştıkları 2002 yılı American yapımı Solaris izleyicinin beğenisine sunuluyor.

Spacer

THE MATRIX: UNUTULMAZ FİLMLERDEN BİRİ
THE MATRIX: KLASİK FİLMLERDEN BİRİ

Yönetmenliğini Wachowski Kardeşlerin yaptığı 1999 yapımı Matrix filminden bir eğitimci yazar olarak dikkatimi çeken sahnelerin bir kısmıyla ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sorgu sahnesi

Neo, yani Bay Anderson iki hayat yaşar. Birisinde vergilerini ödeyen, dürüst ve eğitimli bir vatandaştır. Diğeri de sanal alemde yasaların suç olarak tanımladığı her şeyi yapan bir suçludur. Eğitim, her zaman işe yaramaz. Sözgelimi bir ülkede vergi kaçırmak, yolsuzluk yapmak v.s. gibi önemli suçları işleyen insanların önemli bir kısmı eğitimli insanlardır. “Ruhsuz” eğitim daha sofistike suç işleme şekillerini getirmektedir.

Spacer

NEO UÇAR DA, KARA MURAT UÇAMAZ MI?
NEO UÇAR DA, KARA MURAT UÇAMAZ MI?

TRT’deki sinema programlarından birinde Matrix filmi, Neo ile Trinity arasındaki bir aşk hikâyesi olarak sunulup, “love story” tadında bir hikâye haline getirilmişti. Bundan sonra da Cüneyt Arkın ağabeyimin “Benim filmlerime laf atanlar, Neo’nun ne uçmasına ne de kaçmasına ses çıkarmadılar. Bu adalet mi?” tarzı soruları o zamanlar konuya tuz biber ekmişti. Ben hep bu konuda yazmak istemiştim. Nasip bugüneymiş.

400 kadar film çevirdiği söylenen Cüneyt ağabeyimizin, filmin çıkış noktasını görmeyip veya göz ardı edip böyle bir sitemde bulunmasına şaşırmadım desem yalan olur.

Spacer

etiket menüsü

Bu Site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

coktutulan

network siteleri

RSS & Pillikutu