Eğer ki kitabevlerinin müdavimiyseniz mutlaka ama mutlaka alevli ejderhaların, bilge elflerin ve baltalı kaslı cücelerin tasvirleriyle dolu fantastik kurgu bölümleri gözünüze çarpmıştır. İşte bu bölümlerde hatırı sayılır bir bölüm kaplayan Forgotten Realms evrenine şöyle bir bakalım diyorum.

Tabii bu o kadar da basit değil. Bu geniş evrene nereden giriş yapacağınızı çok iyi bilmeniz gerekiyor. İşte bu aşamada R. A. Salvatore, dark elf (drow) Drizzt'in efsanevi öyküsüyle imdadınıza yetişiyor. Kronolojik olarak ilk kitap olan Anayurt'la başlayan Drizzt'in hayat hikayesinde Karanlıkaltı'na iki kitaplık bir yolculuk yapıyoruz. Dark elflerin dünyasına, yani çok da bilgimizin olmadığı ve hatta sadece Lord of the Rings okumuş olanların hiç bilmediği bir dünyaya.

Drizzt'in kahramanlık dolu macerasının anlatıldığı bu ilk iki kitaptan sonraysa Faerun'un (Forgotten Realms'in toprak parçası, Lord of the Rings için; bkz. Middle Earth) en uzak köşelerini, birbirinden farklı şehirlerini, insanları, cüceleri, derin gnomelarını, orkları, gri cüceleri ve daha onlarca kaotik ve good ırkı görme imkanımız oluyor. Üstelik anlatım dilinin de oldukça akıcı olması bir çırpıda bir seri kitabı bitirmenize imkan sağlamakla birlikte fantastik-kurgu kavramını da zihinlerinizde oldukça geniş bir konuma yerleştiriyor.

Kısacası Lord of the Rings'le sınırlı kalmış fantastik-kurgu severleri için Forgotten Realms gerçekten harika bir deneyim sunuyor. Benim merak ettiğim ise kaç kişinin kendini Drizzt Do'Urden fanı olmaktan alıkoyabileceği.
« önceki yazı Türkçe Star Wars Çizgi Romanları |
sonraki yazı » Moon (2009) |
(alttakileri postaneden yazmaya çalıştım ama bir sorun çıktı ve oradan gönderemedim)
Öncelikle yazınız için elinize sağlık.
Birkaç önerim var :
Yazınızda biraz daha türkçe ifadelere yer verirseniz, bence daha güzel olur.
(kara elf, yüzüklerin efendisi, orta dünya, unutulmuş diyarlar, faerun haritası, iyi ırk, drizzt dövüşürken gibi türkçe ifadeler hiç yabancı olunmayan ifadeler)
Bu arada, kaotik ırk kötü ırk anlamına gelmiyor. o yüzden iyi/kötü/kaotik ırk demek daha mantıklı olur.
bu konuda bir ikilemdeyim. yani orjinal haliyle mi kullansam yoksa türkçeleştirsem mi? ortak bir dil için orjinallerini kullanmak daha akıllıca fakat türkçeleştirmek de ilk defa okuyanlar için daha iyi olur gibi.
kaotiği evil ya da kötü manasında kullanmamıştım. ama o manada algılanabilir. öyleyse algılanmasın. not düşmüş olalım buraya.
Sizin türkçeleştirmenize gerek yok. Türkçe literatüre bu şekilde girmiş durumdalar zaten. (Tüm Anayurt serisinin türkçesi var ve orada bu şekilde kullanılıyor.)
hayır türkçe çevirilerin olduğunu biliyorum ama unutulmuş diyarlar hakkında internetteki veritabanlarının (karakter, eşya, silah, yer, vs vs) büyük bir çoğunluğu ingilizce.
öykü çok gzl anlatılmış ...
ben orjinalini tercih edenlerdenim. bir filmi dahi izlerken orjinal sesleri daha hoş oluyor. kitapta da bu aynıdır.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.