
İlk olarak 1961 yılında Stanislaw Lem tarafından kaleme alınan romanında, Solaris gezegenine yapılan uzay seyahati ve bu gezegenin

Kırk yılı aşkın bir süredir bir kitap ve iki film ile devam eden Solaris efsanesi gerek felsefik yönüyle gerekse hissettirdiği duygular açısından birçok kez tartışıldı, konuşuldu. Fakat bir de hangi solarisin daha başarılı olduğu konusu var. Ben Soderbergh’ in Clooney'li Solarisini sevdim. Siz ne dersiniz? Sizin Solaris'iniz hangisi?
« önceki yazı Sonunda Majere Kardeşlere Kavuştuk |
sonraki yazı » the ABYSS |
internette izleyebileceğimiz bir iki bağlantı verseydim kararımı söylerdim :)
Olur tabi istersen patlamış mısır ve meşrubat serviside yapayım ne dersin :)
@ colpadan ; o zaman hep uğrarım yazılarına ! hem her uğrayışım yazını tutuşum sana elektrik ,yol ve su olarak geri dönecektir...
@ems ! işte olay budur ...sağol
izliyorum mısırda var!
kapımız açık...
Beklerim efenim buyrunuz :) İzledikten sonra kıymetli yorumlarınızı da aktarırsanız çok daha bir makbule geçer :)
bana uygun bir bilim kurgu değilmiş !
2002 versiyonu daha az sanatsal ! ama daha güzel olmuş
37 yıl öncenin düşünce yapısı ve film tekniği göz önüne alırsak sanırım o yıllarda bir genç olsam daha güzel görünürdü gözüme!
2002 yapımını izlemek isteyen olursa (ingilizce)
1972 deki sıvı oksijen içme ve diriliş sahnesi 2002 den daha orjinal ayrıca 2002 de gereksiz açık sahneler var :)
Aha geçen aklıma gelmişti bu sıvı oksijen olayı, hangi filmde var diyordum. Pembe bir sıvı vardı, hatta önce fare ile deniyorlardı. Mütişti =)
sıvı oksijenin bi olayı yok @mnc !
yanlış anlaşılmasın
filmde hari (1972) rhyea (2002) ölmek için sıvı oksijen içiyor
1972 dekindeki sahne daha gerçekçi ve orjinaldi
sıvı oksijen soğuktur 1972 de hari içtiğinde vücudunda buzlanma oluyordu basit ama güzel
2002 de bu atlanmış asit gibi bişey olarak sunulmuş
tabi sıvı oksijen ne kadar aktiftir gözlerimle görmedim bilen varsa açıklasın ?
mnc, o senin dediğin sıvı "hava" olayı abyss filminde vardı.. hani önce farede deniyolar, sonra kullanıyolar nükleer bombayı etkisiz hale getirmek için...

Aslında sıvı oksijen içme sahneleri çok gerçeği yansıtmıyor diye düşünüyorum. Ağzına değdirdiğin anda dil damak donar yutkunamazsın bile, boğazında kalır o yani aşağı inmez :)
Algılamalarınız ne kadar değişirse, gerçeklik de o kadar bükülür.
@colpadan , senin hüsnü kuruntun mu bi yerden alıntı mı ?
gerçekliğin büküldüğünü nasıl anlarsın ?
Genelde anlamazsın çünkü gerçeklik öyle çok sık bükülmez. Çok sık bükülmemesinin sebebi genelde birçok insanın sabit fikir - sabit algıya sahip olmasındandır. Önce kendine bir algı yaratırsın ve o senin gerçekliğin olur. Sonra kendi yarattığın gerçekliğe kendin inanıp algını bunun üstüne pekiştirirsin. Bu kısır döngüye bir kez girdinmi ki genellikle girilir; Tebrikler! işte artık bükülemez bir gerçekliğe sahipsin :) Hiç düşünmediğin şekilde farklı bakış açılarını zorlamaya başladığın an gerçekliğin bükülmeye başladığı andır. :)
şimdi ateş beni yakmaz deyince yanmıyosun :)
soğuk değil deyince üşümüyosun :)
bu kadar basit !
bi dene bakalım ne kadar bükülecek...
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.