Işığı elektriğe dönüştüren nanokablolar gelecekte tıptan bilişime, ev cihazlarından otomobillere kadar birçok üründe nano-robotların kullanımını kolaylaştıracak.

Fukuşita ve ekibi, nanokabloları hexabenzocoronene (HBC) adlı bir maddeyi baz alarak, 2 karbon-12 zinciri ve trinitrofluorenone (TNF) kullanarak üretti. Bileşim, tetrahydrofuran içeren bir solusyona batırıldı. Burada meydana gelen kimyasal reaksiyonda metan buharı bileşimin arasından geçirilerek, bileşen maddelerin bir kablo oluşturması sağlandı.
ELEKTRONLAR İÇ DUVARDAN DIŞA GEÇİYOR
Işıkla temasta elektronları dağıtma özelliği olan hexabenzocoronene (HBC) kablonun iç duvarını oluşturuyor. Trinitrofluorenone (TNF) ise HBC’nin dağıttığı elektronları toplama özelliğine sahip ve kablonun dış duvarını oluşturuyor. Elektronlar iç duvarda asılı duruyor.
POZİTİF YÜKLÜ ‘BOŞLUK’
Fotonlar kabloya dıştan temas ettiğinde, önce dış duvardan çarpıyor ve içduvardaki elektronları yerinden oynatıyor. Böylece yerini terkeden elektron dış duvara sızıyor ve geride pozitif yüklü bir ‘boş alan’ bırakıyor. İç duvardaki pozitif yüklü ‘boş alan’ ile dış duvara geçen elektron arasın nano ölçekte bir devre oluşuyor.
Nanokabloları test etmek için uzmanları silikon yüzeye teker teker yerleştirdi ve ışık verdi. Işık yüzeye yansıtıldığında, kablo boyunca meydana gelen elektrik akımı elektrotlar arasından geçmeyi başardı. Işık kapatıldığında akım duruyor. Nanokablolar şimdilik Güneş’ten elektrik enerjisi üretemiyor, zira trinitrofluorenone gerekli düzeyde geçirgen değil. Fukushita sonraki deneylerde karbon-60 molekülleri kullanmayı tasarlıyor.
« önceki yazı Gerçeğe Çağrı ve Anı Kavramı |
sonraki yazı » Yüzlerce Işık Yılı Uzaklıktan Dünya'nın Geçmişini İzleme |
Bir de güneşin ışığını çevirmeye başladığında, tamam işte bize milyon yıllık enerji kaynağı çıkmış olacak.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.