Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan bildirgec.org'da: "şehri örmek: dünyanın en zararsız graffitisi"



İstanbul Üniversitesi Bilim Kurgu ve Fantezi Kulübü tarafından amatör yazarları desteklemek amacıyla hazırlanan kalemkagit.org açıldı. Dileyen herkesin üye olup yazılarını gönderebildiği site, bilim kurgu, fantastik kurgu, gotik, korku ve polisiye türlerinde öyküler kabul ediyor. Site ayrıca, okuyucuların da eserler ile ilgili yorum yapmalarına da olanak sağlıyor.


Spacer
  • skywalker
  • 4 yorum var
  • 18 Eylül 2006 01:28

sonraki yazı »
ICON 2006

Yorumlar

gündüz de rüya görebilmek isteyenlere slogonları da cidden güzel olmuş. inş takibe alacağız yakında bu siteyi de.

Site biraz sönük kalmıs gibi

güçlük, çatışma ve karşıtlıklar hep olacaktır. Marifet, bu durumlarda da sinirlenmemek, kızmamaktır. İç sükuneti, olabildiğince korumaktır' Vincent Peale

ELEKTRONA YOLCULUK
30 sene önce çıkmakta olan bir bilimkurgu dergisi vardı.
O dergide yayınlanan öykülerin çoğu yabancı kaynaklı idi.
Bunların da çoğu amatör yazarlarca kaleme alınmıştı.
Belki de bunların bazısı şimdi meşhur olmuştur.
Şimdi onlardan biri tarafından yazılmış bir öyküyü özetleyeceğim.
Tabii ki bu özet orijinalindeki anlatım gibi olmayacak.
Zira aradan bunca yıl geçmiş,üstelik bir kez okumuştum.
Ama olayların ana hatları aklımda.
Yani öykünün asıl konusu ile verdiği mesajı koruyacağım.
Teferruatı ben tamamlıyorum.

--------------------------------

Profesör ‘Küçültme Makinesi’ üzerindeki tüm kontrolleri bitirmişti.
Bakışlarını uzay gemisine çevirdi.
İçine onlarca insan sığacak kadar büyüklükte idi.
Ama profesöre ait hangarın ancak yarısını dolduruyordu.
Geri kalan alanda çeşit çeşit aletler çalışıp durmakta idi.
Bu uzay gemisi uzaya gitmeyecekti.
Hedef bir kömür parçasının atomlarından birindeki elektron idi.
Ve bu yolculuğu bilgisayar gerçekleştirecekti.
Profesör heyecanının en yüksek noktaya çıktığını hissetti.
Zira gemiye binip yolculuğa çıkacak olanlar kızı ve damadı idi.
Onlara döndü:
--‘Yolculuğunuz sadece 10 dakika sürecek.
Ben yüzlerce deney yaptım.Her deney başarılı oldu.
Şimdi içeri girebilirsiniz.Herşeyi bilgisayar ayarlayacak.
Siz sadece gözlemde bulunacaksınız.’
Genç kız ve kocası gemiye bindiler.
Profesör ‘Küçültme Makinesi’ ni çalıştırdı.
Koskoca gemi birkaç dakika içinde bir kibrit kutusu kadar küçüldü.
Bir kıskaç gemiyi kavrayarak kömür parçasının önüne getirdi.
Küçültme işlemi devam etti.Bir-iki dakika sonra gemi artık görülmüyordu.
Profesör bilgisayar ve diğer aletlere bakarak gelişmeleri takip etti.
Kısa bir zaman sonra geminin elektrona ulaştığını bilgisayar haber verdi.
Şimdi 10 dakikanın dolmasını beklemeye başlamıştı.
Ve vakit doldu.Gemi ilk önce ufacık olarak belirdi.Sonra hızla büyüdü.
Nihayet gerçek boyutuna ulaştı.Kapılar açıldı.
Dışarıya 20 kişi çıktı.Kadınlı erkekli 20 kişi.
Ama içlerinde kızı ile damadı yoktu.
Profesör şaşkınlıkla bakıyordu.Bu 20 kişi nereden çıkmıştı?
Kızı ile damadı nerede idiler?
Gemiden çıkanlardan biri coşkulu bir şekilde diğerlerine döndü:
--‘İşte kutsal kitabımızın doğru söylediğini görüyorsunuz.
İlk anamız ve ilk babamız haklılarmış.Şimdi asıl yerimizi bulduk.’
Profesörün şaşkınlığı sürüyordu.Coşkulu adama sordu:
--‘Siz kimsiniz?Bu gemiye nasıl bindiniz’Nereden geliyorsunuz?’
Coşkulu adam sakince cevap verdi:
--‘Bizim gezegenimiz küçük bir dünyadır.
Biz nesiller boyu hep o kutsal kitabın buyruklarına uyduk.
Kitapta ilk anamız ve ilk babamızın başka bir dünyadan geldiği yazıyordu.
Onların geldiği gemiyi olduğu gibi korumamız emredilmişti.
Bizler nesiller boyu bu görevi sürdürdük.Ve vakit geldi.
İçimizden 20 kişi ile buraya döndük.
Verilen diğer buyruğu da şimdi uygulayacağız.
Kitapta yaşlı bir bilgini bulacağımız yazıyordu.
Şimdi senin yardımınla diğerlerini de buraya getireceğiz.’
Profesör olan biteni anlamaya başlamıştı.
Bir elektron,atomun çevresinde hızla döner.Her bir dönüş bir yıl.
Bu dünyada geçen 10 dakikada o elektron kaç kez dönmüştü?
Elbette o elektrona göre aradan binlerce yıl geçmişti.
Kızı ile damadı o elektronun ilk insanları idi.
Onlardan üreyenler binlerce yıl nesiller boyu yaşamışlardı.

--------------------------------

Öykü böyle.
Şimdi pekçok soru sorabiliriz.
Örneğin bir elektron çocukların oynadığı misket gibi bir şey midir?
Bir elektron da birtakım atomaltı parçacıklardan mı oluşur?
Eğer öyle ise oradaki insanların atom ve molekülleri nasıldı?
Bunu gibi binlerce soru.
Ama öykü böyle idi.

Forum'u gayet başarılı lakin siteyi bende sönük buldum.

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Bu Site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

Son Yorumlar

coktutulan

RSS & Pillikutu