Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan sinepil.org'da: "The Last Station (Aşkın Son Mevsimi) - 2009"
\
uzay'da geçen bilim kurgu filmleri ilgimi daha bir çeker, özellikle içinde mars varsa daha bir farklı olur benim için, hele robotlu felansa izlemede yanında yat :) işte 2000 yapımı kızıl gezegen ( red planet ) böyle bir film, aşk, ihtiras, çevrecilik, robot, mars, vurdu kırdı ne ararsan!..
yönetmenliğini Antony Hoffman'ın yaptığı filmin başrol oyuncuları da kuvvetli; Val Kilmer, Carrie-Anne Moss, Tom Sizemore... konusu da fena değil hani, günümüz de oldukça alevlenen çevrecilik hareketlerine bir gönderme ile başlıyor... nefes alması imkansız hale gelmiş dünya'da çözüm maalesef insanları başka bir gezegene yani dünyalaştırma işlemi başlatılmış mars'a( "mars neresiydi yaa" diyebilen olursa diye link) taşımaktır... eğer bu olmazsa yüzyıl içinde tüm insanlık yok olacaktır ( aman ne fecii ) ancak bir sorun belirir, mars'da beklenilen olmaz ve oluşmaya başlayan yaşam koşulları inanılmaz bir şekilde birden bire yok olur... atmosferde oluşturdukları oksijen yok olmuş gibi görülmektedir... bu dünyalaştırma işlemi o ana kadar insansız yürütülmüştü, ancak şimdi bir ekibin oraya varıp bir "kolaçan" etmesi gereği doğmuş görülmektedir... bölece ilk defa mars'a insan ayağı değecektir.. ekibe amee isimli (dehşetengiz) bir askeri robot eşlik etmektedir... ancak iniş sırasında problemler yaşanır ve film orada başlar ;)
amee
amee

esasında güzel bir hikayeye sahip film, pek parlayamadı, beklenen ilgiyi göremedi diye düşünüyorum... nedenini muhtemelen filmin anlatış tarzındaki ( bana göre ) kütüklüğe bağlıyorum! bodoslama bir anlatımı var, yani başladığı gibi bitiyor. hani öyle bölük pörçük bu da nerden çıktı şimdi vs dedirtmiyor, kurgu güzel ancak hani düm düz bir tünelden koşarak geçermişcesine hikayeyi yutuyorsunuz... esasında eğlenceli bir film, efektleri de oldukça iyi hatta çok iyi. bu kadar eleştirmeme rağmen, beğeniyorum da bu filmi ;) eğer izlemeyen varsa, güzel bir eğlencelik ve hatta akıl fikirlik...

Spacer
Spacer
Spacer
  • emsvizyon
  • 6 yorum var
  • 22 Mayıs 2008 19:07

Yorumlar

Yanılmıyorsam robert heinlein in aynı adlı kitabından uyarlama olması lazım.

gerçekten çok etkileyici bir filmdi ii düşünülmüş ve üzerinde fazla durulmus bir senaryoo..

her güsel şey için hepinise ayrı ayrı teşekkür ederim...

işin içine merak uyandırıcı olaylar katılmamış.yaratıklarla süslenmeliydi.bilgisayar hileleriyle olayın akışı arttırılabilir

kpss madurua

İki yıl öncesine dek her şey oldukça güzel yürüyordu denebilir. Son derece kurnazca bir zamanlamayla ABD'nin Bağımsızlık Günü olan 4 Temmuz'a denk getirilen Pathfinder seferi, beklenenin de üzerinde başarılı olmuş, NASA dünya çapında büyük bir başarı elde etmişti. Dokuz aylık bir yolculuktan sonra Mars'ın yüzeyine bir uzay arcı indirmek, onun içinden çıkan ve bir paten büyüklüğünü biraz geçen ikinci bir araç yardımıyla hem yüzey incelemeleri yapmak hem de dünyaya bu ilginç gezegenden fotoğraflar yollamak az şey değildi elbette. 1997 temmuzunun ilk iki haftası herkes, NASA'nın görkemli Pathfinder seferinden söz etti. Internet üzerindeki "Mars Misyonu" sayfaları, görülmemiş ziyaretçe rekorları kırarken Pathfinder da aralıksız olarak bir sürü fotoğraf iletti dünyaya. Aradan birkaç ay geçtikten sonra Mars da gündemden indi, Pathfinder da. Ama NASA'nın başarısı belleklerden silinmedi.

Bugün, NASA yine Mars misyonuyla gündemde. Ama durum bu kez oldukça farklı. İki yıl önce, el kadar Sojourner aracını Pathfinder'ın içinden gezegene indirip etkileyici yüzey incelemeleri yapan ve mükemmel fotoğraflarla dünyayı heyecanlandıran NASA, bugün "skandal" boyutuna erişen başarısızlıklarıyla sorgulanıyor. Eleştiriler, 3 ay arayla ikinci kez Mars yörüngesinde uzay aracı yitirilince bir anda doruğa çıktı. Neler oluyordu? Mars'ta mı olağanüstü bir şeyler dönüyordu, yoksa NASA aradan geçen 2 yıl içinde o müthiş organizasyon ve proje yönetimi yeteneklerini yitirip beceriksiz bir kuruluş haline mi gelmişti?

İlk büyük düş kırıklığı, geçtiğimiz eylül ayında gerçekleşti. Mars'ın atmosferinde incelemeler yapmak ve ardından gelen araca yol gösterici işlev yapmak üzere 1998 sonlarında Kızıl Gezegen'e doğru yola çıkan Mars Climate Orbiter, 1999 eylülünün son haftasında yörüngeye yerleşecek ve görevini yapmaya başlayacaktı. Bu araçtan beklenilen, gezegenin atmosfer bileşimini ve iklim değişikliklerini incelemek, bu değişimlerin gezegen yüzeyi üzerindeki etkisini ölçmek ve herhangi bir biçimde yaşam barındırma ihtimali olup olmadığını sorgulamaktı. Diğer yandan Mars Climate Orbiter, aynı zamanda üç ay sonra gezegene varıp yüzeye iniş gerçekleştirmesi beklenen Mars Polar Lander'a da rehberlik edecekti bir yanıyla. ışlevi oldukça önemliydi.

kpss madurua
işin içine merak uyandırıcı olaylar katılmamış.yaratıklarla süslenmeliydi.bilgisayar hileleriyle olayın akışı arttırılabilir

sevgili sosyalci45 filmi izledin de mi böyle bir yorum yaptın bilemiyorum ancak film de istemediğin kadar marslı yaratık vardı, ayrıca bilgisayar efektleri o kadar iyi kullanılmış ki zamanına göre bir harikalar doğrusu ;) ha bir de konusu ve mesajı bakımından bir doom değil haliyle...

üye olunpillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

Bu Site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

Son Yorumlar

coktutulan

network siteleri

RSS & Pillikutu